Kızıltepe Hangi Aşiret?
İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve bir insanın hayatını anlatan en güzel şey, aslında herkesin birbiriyle ortak paydalarda buluşması. Ya da en azından o paydaları bulmaya çalışmak. Neyse, bugünkü konumuz Kızıltepe hangi aşiret, bunu derinlemesine incelemek. Tabii, “derinlemesine” demek çok havalı oldu ama asıl amacım, şehri, kültürü, aşiretleri ve hayatta “neyim eksik?” sorusuna biraz eğlenceli bir bakış açısı getirmek.
Kızıltepe’nin Kimliği: Bir Aşiret, Bir Belirsizlik
Bir gün arkadaş grubunda sohbet ederken, Kızıltepe’nin hangi aşirete bağlı olduğundan bahsediliyordu. “Ya, Kızıltepe hangi aşiret?” sorusunun cevabını bir türlü bulamıyoruz. Tabii, bunu biraz da kendi içimde sorguluyorum: “Ben Kızıltepe’yi tanıyor muyum gerçekten? Oraya hiç gitmedim ama sanki her an gidecekmişim gibi bir his var içimde. Kim bilir, belki de bir gün Kızıltepe’ye yerleşirim, oranın aşiretleriyle samimi olurum.”
Bir yandan düşünüyorum, belki de herkes Kızıltepe’yi yanlış tanıyor. Belki Kızıltepe’deki insanlar, aşiretler konusunda “bizim aşiret sadece Kızıltepe’ye ait değil, biz de İzmir’de kendi aşiretimizi kurarız!” havasında. Ah, belki de Kızıltepe sadece “Kızıltepelilik”ten başka bir şey değildir.
İç Sesimle Diyalog: Aşiret ve Kızıltepe
Ben: “Kızıltepe’deki insanlar, aşiretlerini biliyorlar mı acaba? Ya da belki de sadece orada yaşayanlar ‘kendi’lerini biliyorlar?”
İç Sesim: “Ah, tabii! Hangi aşiret? İnsanlar orada sadece ‘yaşadıkları yerin’ aşiretiyle mi tanınır? Ya da belki de Kızıltepe’deki aşiretler İzmir’deki mahalle kültürüne benzer, birbirinin dilinden anlamayan ama yeri geldiğinde ‘biz bir aileyiz’ diyen insanlar olabilir.”
Ben: “Bütün Kızıltepe’yi aşiret mantığıyla kavrayabilir miyim? O zaman, bu yazıyı da bir aşiret sosyolojisi olarak mı okumalıyım?”
Evet, Kızıltepe’ye dair ilk izlenimim: Herkesin farklı bir yaklaşımı var ama asıl önemli olan, o topraklarda yaşayanların kimliği. Yani, oradaki aşiretler belki de birer kültürel semboldür. Yoksa sadece bir bölgeye ait olmak için neden sürekli aşiret sorusu sorulsun ki?
Kızıltepe’de Aşiret Arayışı: Komik ve Gerçekçi Bir Bakış
Yine bir arkadaş ortamı, yine bir “kızıl” sohbeti… Kızıltepe’yi ve oradaki aşiretleri konuştuğumuzda, her zaman komik bir anı gelir aklıma. Bir arkadaşım bir gün şöyle demişti: “Kızıltepe’deki aşiret, aslında sadece Kızıltepelilere ait bir gizli organizasyondur. Yani, bir anlamda her Kızıltepelinin bu aşirete katılmak için bir tür testten geçmesi gerekir.”
Tabii ben de gülerek karşılık verdim: “Haa, yani Kızıltepe’de aşiretler bir anlamda ‘gizli üyelik’ sistemiyle mi çalışıyor? Kayıtlar kapalı ama her an girebilirim diyorsun?”
Herkes güldü, ama şaka bir yana, belki de Kızıltepe’deki insanlar, birbirlerine sadece aşiret bağlarıyla değil, yerleşim biriminin içsel dinamikleriyle bağlıdır. Belki de “aşiret” kelimesi, gerçek anlamından çok daha farklı bir yerde duruyor.
Kızıltepe Hangi Aşiret? İzmir’de Bir Genç Olarak
Bir İzmirli olarak Kızıltepe’ye baktığımda, aslında ben de sürekli bir kimlik arayışındayım. “Kızıltepe hangi aşiret?” sorusu aslında biraz bana da hitap ediyor. Hangi aşirete mensup olduğumu soran birine ne diyeceğim? İzmir’in aşiretini mi? Tabii, burada kimlik meselesi çok önemli. Çünkü İzmir’de yetişmiş biri olarak, “yaşamın her anında biraz espri yapmak gerek” gibi bir anlayışa sahibim. Kızıltepe’deki aşiretleri soranlar arasında belki de tek derdimiz, kahvede otururken “kızıl” bir sohbete dönüşmek.
İçimden geçen şu: “Evet, belki de ben de kendi aşiretimi kurmalıyım. Ama kesinlikle kurmamalıyım, çünkü zaten kendi aşiretimde birinin bana ‘yeter artık!’ diye bağırması, iç sesimi rahatsız ediyor. Hem Kızıltepe’deki aşiretler de bana ‘uyum sağla, bir şekilde büyürsün’ diyebilir, değil mi?”
Sonuç: Kızıltepe ve Aşiret Sorusu, Sadece Bir Başlangıçtır
Bunu söylemeden edemeyeceğim: Kızıltepe hangi aşiret sorusu aslında çok daha geniş bir anlam taşır. Hayatta kalma mücadelesinin, kimlik arayışının ve gerçekten kim olduğunu bilmenin bir yansımasıdır. Tabii, bir yandan da biz İzmirli gençler olarak, Kızıltepe’nin aşiretini anlamaya çalışırken, kendi kimliklerimizi sorgulamakta bazen çok derinlere gitmiyoruz. Esprili bir şekilde bakarak, “Ya belki de biz, sadece eğlencelik sorular soruyoruz” diyebiliriz.
Sonuç olarak, Kızıltepe hangi aşiret sorusu, bana göre, bizlerin yaşadığı dünyadaki kimlik arayışlarının, farklı bakış açılarına sahip olmanın ve tabii ki zaman zaman kendimizle dalga geçmenin en eğlenceli yoludur. Eğer bir gün Kızıltepe’ye gidersem, belki de soracağım ilk şey: “Burası gerçekten hangi aşiretten?”