Denklik olmadan çalışabilir miyim? sorusunu İzmir sıcağında düşünürken
Pencereuzmani okuyucularına özel bu yazımızda “Denklik olmadan çalışabilir miyim” hakkında pratik bilgiler sunuyoruz.
İzmir’de yaz sıcağı var ya… Hani “insan düşünemez” dedikleri türden. Ama ben tam o anda, Karşıyaka vapurunda ter içinde otururken, kafamda yine aynı soru dönüp duruyordu: Denklik olmadan çalışabilir miyim?
Yanımda oturan amca simidini martılara atıyor, ben ise içimden kendi hayatımı sorguluyorum. Martılar mutlu, amca mutlu, ben… eh işte, denklikle ilgili düşüncelerdeyim.
Bu soruyu ilk duyduğumda çok resmi gelmişti. Sanki biri bana “kuantum fiziğiyle çay demleme arasındaki korelasyon”u sormuş gibi. Ama işin içine girince anlıyorsun ki bu konu baya gerçek, baya günlük hayatla ilgili.
Ben 25 yaşında, İzmir’de yaşayan, arkadaş ortamında sürekli şaka yapan ama gece yatağa yatınca “hayat neydi acaba” diye düşünen biriyim. O yüzden bu konuya da hem ciddiyetle hem de biraz da gülerek bakıyorum.
Denklik nedir, neden bu kadar kafaya takıyoruz?
Önce şu “denklik” meselesini bir sadeleştirelim. Çünkü bazen öyle anlatılıyor ki sanki NASA’ya astronot seçiliyormuş gibi hissediyorsun.
Denklik, yurtdışında alınan bir diplomanın Türkiye’de resmi olarak tanınması demek. Yani aslında “senin okulun burada da geçerli mi?” sorusunun resmi versiyonu.
Ben bunu ilk duyduğumda şöyle düşünmüştüm:
“Yani ben dört yıl okudum, bir de üstüne ‘tamam gerçekten okumuşsun’ onayı mı alacağım?”
Sonra öğrendim ki evet, biraz öyle.
Arkadaş ortamında denklik konuşmak
Geçen gün arkadaşlarla Alsancak’ta oturuyoruz. Bir arkadaşım dedi ki:
“Ben yurtdışında okudum ama denkliğim yok.”
Masada kısa bir sessizlik oldu.
Ben de refleks olarak şunu söyledim:
“Abi sen şu an var mısın yok musun yani?”
Herkes güldü ama konu ciddi. Çünkü iş piyasasında bu durum bazen gerçekten “var ama yok” gibi bir şeye dönüşebiliyor.
Ve işte o an kafama tekrar düştü: Denklik olmadan çalışabilir miyim?
İş hayatının gerçekleri: CV vs gerçek dünya
CV hazırlamak var ya… O da ayrı bir sanat. İnsan kendini bir anda “çok yönlü, dinamik, çözüm odaklı” bir süper kahramana dönüştürüyor.
Ben CV yazarken bazen durup düşünüyorum:
“Gerçekten ben bu kişi miyim yoksa LinkedIn’de yaşayan paralel bir evren karakteri mi?”
İşte denklik konusu da CV’nin tam ortasında pat diye çıkabiliyor.
Bir iş görüşmesi sahnesi
Hayal et: iş görüşmesindesin.
İK soruyor:
“Denkliğiniz var mı?”
Sen:
“Şey… yani… diplomam var ama denkliği… biraz duygusal bir süreç oldu bizimkisi.”
İK bakışı:
😐
Senin iç ses:
“Şu an beni işe almazsa eve gidip 3 gün tavana bakarım.”
İşte bu yüzden bu soru önemli.
Denklik olmadan çalışabilir miyim? sorusunun gerçek cevabı
Şimdi gelelim işin en net kısmına. Bu sorunun cevabı tek bir “evet” ya da “hayır” değil.
Çünkü sektör, iş türü, şirket politikası ve hatta şans bile devreye giriyor.
Bazı alanlarda denklik olmadan çalışmak mümkün olabiliyor. Özellikle özel sektörün bazı kollarında, yetenek ve deneyim daha ön planda olabiliyor.
Ama bazı mesleklerde durum daha sıkı. Özellikle resmi meslekler, devlet bağlantılı işler ya da lisans zorunluluğu olan alanlarda denklik ciddi bir gereklilik.
Ben bunu şöyle düşünüyorum: denklik, bazen kapıyı açan anahtar, bazen de “önce şu formu doldur” diyen görevli gibi.
İzmir’de günlük hayat ve kariyer planları
İzmir’de yaşayınca insan biraz rahatlıyor ama kariyer düşününce o rahatlık yerini mini bir paniğe bırakabiliyor.
Mesela sabah Kordon’da kahve içiyorum, her şey güzel. Sonra aklıma geliyor:
“Ben bu hayatı kuruyorum ama denklik olmadan çalışabilir miyim gerçekten?”
O an kahve biraz daha acı geliyor.
Yan masadaki iki kişi iş konuşuyor:
“Abi ben remote çalışıyorum.”
Ben içimden:
“Ben de mental olarak full-time confusion çalışıyorum.”
Denklik meselesinin psikolojik tarafı
Bu konu sadece resmi bir prosedür değil. Aynı zamanda insanın kendine güveniyle de ilgili.
Çünkü bazen insan şunu düşünüyor:
“Ben gerçekten yeterli miyim yoksa sistem beni onaylamadığı için mi eksik hissediyorum?”
Bu soruyu çok düşündüm.
Hatta bir gece İzmir sıcağında uyuyamazken tavana bakıp şunu dedim:
“Eğer ben bu işi yapabiliyorsam ama sadece bir belge eksik diye yapamıyorsam, burada eksik olan kim?”
Sonra kendime cevap veremedim. Çünkü cevap bazen net olmuyor.
Kendimle yaptığım iç diyalog
Ben: “Denklik olmadan çalışabilir miyim?”
İç ses: “Kiminle, nerede, ne işte?”
Ben: “Ya genel olarak…”
İç ses: “Genel olarak hayat bile garanti değil zaten.”
İşte bu tarz konuşmalar yüzünden bazen fazla düşünüyorum.
Gerçek hayatta karşılaşılan durumlar
Bir arkadaşım yurtdışında eğitim aldı ama denklik sürecini hiç başlatmadı. Bir süre freelance işler yaptı. Sonra bir gün ciddi bir işe başvururken bu konu tekrar gündeme geldi.
Bana mesaj attı:
“Kanka denklik olmadan çalışabilir miyim diye düşünüyorum ama HR beni direkt eledi galiba.”
Ben de cevap verdim:
“Hoş geldin kulübe.”
Çünkü bu mesele birçok insanın hayatında bir yerde karşına çıkıyor.
Beklentiler ve gerçekler
İnsanlar genelde şöyle düşünüyor:
“Diplomam var, her yerde çalışırım.”
Ama gerçek dünya biraz daha katmanlı.
Bazen diploma yetiyor, bazen deneyim yetiyor, bazen de sistem “önce şu belge” diyor.
Ve o an sen sadece izliyorsun.
Gelecek: daha esnek mi, daha karmaşık mı?
Gelecekte bu sistem değişir mi bilmiyorum ama teknoloji ve uzaktan çalışma kültürü zaten her şeyi değiştiriyor.
Belki ileride denklik süreçleri daha dijital, daha hızlı olacak.
Belki de tamamen farklı bir sistem gelecek.
Ama içimden bir ses diyor ki:
“Bürokrasi biraz sabırlı bir şey, hemen değişmez.”
Yine de umut var.
İzmir’den bakınca gelecek
İzmir’de gün batımını izlerken bazen her şey mümkün gibi geliyor.
Deniz, rüzgar, insanlar… Her şey biraz daha yumuşak.
O an şunu düşünüyorum:
“Belki de önemli olan denklik değil, insanın kendini nereye koyduğu.”
Son düşünce değil, sadece başka bir düşünce
Bazen bu sorunun cevabı net bir şey değil.
Bazen sadece şunu kabul etmek gerekiyor:
Hayat, tek bir belgeyle çözülmüyor.
Ama yine de sistem içinde ilerlemek istiyorsan, bazı kurallar var.
Ve bu kurallar, senin yolculuğunu şekillendiriyor.
Ben hâlâ ara ara düşünüyorum:
Denklik olmadan çalışabilir miyim?
Ve her seferinde cevap biraz değişiyor.
Bazen “evet”, bazen “duruma bağlı”, bazen de sadece “bugün bunu düşünmeyelim” oluyor.
İzmir’de rüzgar yüzüme vururken bu düşüncelerin hepsi biraz daha hafif geliyor.
Pencereuzmani ekibi olarak “Denklik olmadan çalışabilir miyim” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!